Tümü Turistik Seyahat

Karadağ ( 13-16 Temmuz 2025 )

11 ay önce | okunma

1992 yılında Yugoslavya’nın dağılması ile 2006 yılında da Sırbistan ile olan bağlılığını koparması ile bağımsız devlet haline gelen güneydoğu Avrupa ülkesi Karadağ bilindik adı ile Montenegro.

Yaklaşık 13.500 km2 alana sahip ülkenin yaklaşık nufüsü da 700.000 civarında.Karadağlı ve Sırp etniklerden oluşan Karadağ ‘ın başkenti Podgorica

Adı gibi ülkenin çoğrafi yapısı oldukça dağlık.Tarihte klanlar , prenslikler gibi beylikler tarafından yönetilen ülke dağlarda yaşayan büyük ailelerin yönetimleri sonucunda şimdiki özgür haline ulaşmış.Bir dönem Osmanlı egemenliği altına da girmiş.

Ülkeyi son yıllarda turizm cenneti olarak görmek gerekir. Özellikle Adriyatik Denizi kıyısında yer alan şehirleri Budva , Kotor ,Perast  turistlerin ve denizcilerin uğrak noktası.

İstanbul’dan yaklaşık 1,5 saatlik bir uçuşla başkent Podgorica ‘da yer alan havaalanına  iniş yapıyorsunuz , Balkanların eski sosyalizm dönemi havasını halen hissedebiliyorsunuz.

Çetine şehri üzerinde ülkenin iç kısımlarından denize komşu olan turistik kenti Budva’ya 75 km’lik bir yol ile 1 saat üzerinden varabiliyorsunuz. Budva’nın olduğu sahile inen yol oldukça keskin ve dik virajlı , en tepesinden Budva manzarası bir harika. Adriyatik Denizi manzaralı şehir  sizde zengin bir hava yaratıyor.

Budva’ya girişte dağ yolundan gelirseniz virajlarda sıkışık trafiğe denk gelebilirsiniz.Şehrin ana arteri bir tane bu yüzden şehir giriş çıkışı yoğun oluyor.

Uzun süre Venediklilerin güçlü kalelerinden biri olan Budva yaklaşık 10.000 nufüsa sahip bir şehir.Aslında ikiye bölünmüş diyebiliriz doğu tarafı daha yeni ve modern batı tarafı ise eski şehir diyebileceğimiz tarzda.

Para birimi Avro , taksilerde taksimetre var ama sizin turist olduğunuzu anlayınca pek çalıştırmak istemiyorlar , o yüzden pazarlık etmek gerekebilir.

Otelim yeni şehir tarafında apartman tarzında balkonlu kendi mutfağı olan küçük site tarzı bir apartman.Eski bina ama ana arter yolun hemen kenarında .Otele yerleşip hemen kendimi eski şehir tarafına doğru atıyorum .

Limana doğru inince kafeler , lokantalar kendini gösteriyor eski şehir sokakları bilindik İtalya stili dar , avlulu müstakil evler ve Arnavut taşı döşeli yollar.Sokak aralarında küçük şirin dükkanlar.

Aylardan Temmuz olduğu için hava sıcak ama nedense kavurucu bir yaz sıcağı değil , normalde güneş beni rahatsız eder hemen haşlanırım ama burada ılıman bir hava mevcut.

Birkaç sokak bir müze birazda kilise gezisinden sonra açıkınca liman manzaralı bir kafede pizza molası veriyorum , burada da favorim 5 peynirli pizza oluyor neden her gittiğim ülkede bunu denk gelmeye başladım.

Budva güzel tarihi bir şehir akşam yeni şehir tarafında  sahile indim burada güzel bir sahil yürüyüş yolu var , yol üstünde de onlarca mekan .Pek çoğu Türk işletmeleri , gelecek vadeden bir ülke olduğu için birçok Türk yatırımcı buraya iş yeri açmış , çalışanlar bile Türk . Kendinizi  Marmaris yada Kuşadası’nda sanabilirsiniz.

Sabah ilk gün doğumu ile 105 km uzaklıkta yer alan Kotor körfezinde ki  Perast şehrine gittim. Burada arabayı şehrin girişinde ki otoparka çektikten sonra sahile doğru yürüyerek iniyorsunuz. Deniz kenarında konuşlanmış bir mahalle gibi.

Perast’ın karşında yer alan Kotor Körfezinin mücevheri  Our Lady of the Rocks kilisesini gezmek için kiralık tekne ile bizim kız kulesinin andırır yapıya doğru deniz yolu ile gidebilirsiniz. 10 dakikalık bir yolculuk ile efsaneside olan kiliseye varıyorsunuz.

1400’lü yıllarda kayalar üstünde Meryem Ana ve Çoçuk ikonu bulan denizciler tarafından her sefer sonrasında oraya bir taş koymasıyla ada büyür ve üstüne kilise inşa edilir.Her yıl bu taş koyma geleneği devam ettiriliyor.

Perast Barok yapıda bir şehir kiliselerinde göğe yükselen kuleleri görebilirsiniz.Burada şarap tadabileceğiniz küçük dükkanlar bulunmakta.

Perast’tan sonra dönüş yolunda Kotor şehrine uğrayabilirsiniz.Burası Cruise gemilerininde konakladığı eski bir Venedik yerleşimi . Şehre hakim konumda ki kalesine iyi bir tırmanıcı iseniz yüzlerve merdiveni çıkarak 1 saatte  varabilirsiniz.Benim çıkışım 35 ,inişim 25 dakika aldı.

Kotor körfezine hakim şehri de tepeden gören güzel bir manzara noktası , yanınıza su almayı unutursanız yol üstünde satan satıcılara denk gelebilirsiniz.

Çıkış paralı sakın bileti atmayın inişte de bileti göstermek zorundasınız. Sebebi kaleye arka dağlardan da çıkabiliyorsunuz , uyanıklar giriş parası vermemek için arka yoldan kaleye çıkıp asıl yoldan iniş yaptıkları için görevliler böyle bir yöntem bulmuşlar .

Kale yıkık içinde bir şey yok , sadece manzarası güzel çoğu yer yıkılmak üzere dikkat etmekte fayda var.

Kotor Unesco Mirasına da giren tam bir Ortaçağ Şehri.Sokaklarında gezerken ortaçağ havasını hissedebilirsiniz , katedralleri ,kiliseleri , askeri binaları , surları antik bir çağ havasında.

Tüm bunlardan dolayı oldukça ilgi gören bir lokasyon , yüzlerce turist mekanlarda keyifli keyifli şehrin meydanlarının tadını çıkarmakta.

Eğer Ortaçağ havasından sıkıldıysanız modern milyon dolarlık yatların bağlı olduğu Tivat şehrine , lüks markaların yer aldığı marinasına gelebilirsiniz.

Porto Montenegro denilen bölgede kahvenizi  yudumlarken  ultra lüks yatları beğenebilir , haklarında zenginin malı züğürtün çenesi sohbetini yapabilirsiniz.

Denize komşu bir ülkede denize girmeden de olmaz elbette , lüks beach’lerde de girebileceğiniz gibi kiralayacağınız tekne ile Adriyatik denizine açılıp Sveti Stefan ,Sveti Nikola , Zavala Koyu ve en sonunda da Plaza Ploce ‘de köpük partisiyle deniz turunu sonlandırabilirsiniz.

Karadağ’ın deniz kıyısı şehirleri aslında bu tarz turizme meraklılar için biçilmiş kaftan.Deniz güneş ve alkol , eğlencenin doruk yaptığı plajlar.İsteyene Ortaçağ kültürü isteyene sabaha kadar eğlence .

Aslında bu kadar dağlık bir ülkenin kış turizmine de değinmek gerekir çünkü çok keyifli kayak pistlerinin olduğu aşikar ama bu da başka bir maceranın konusu olsun .

Dönüş yolculuğum Skadar Gölü Milli Parkı rotasından , ülke sadece denizden ibaret değil elbet. Avrupa’nın en büyük tatlı su kaynaklarından biri olan Skadar gölü yani İşkodra Gölü. Arnavutluk ile ortak olan hem de sınır olan bir göl.

Karadağ Avrupa Birliği üyesi olmayan ama adaylık sürecinde olan bir ülke olduğu için şimdiden birçok milletin ilgi odağı gerek yatırım yapmak isteyen gerek Avrupalı olmayı buranın vatandaşlığı üzerinden planlayanlar için güzel bir fırsat.

Bir yanda ortaçağ yerleşimleri bir yanda sosyalizm dönemi alışkanlıkları diğer yanda ultra lüks misafirleri , her anlamda bir mozaik , şimdiden gidin görün derim pek yakında aşırı turist ziyareti bozulmalara yol açacak gibi.

Powered by Wikiloc

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir