Offroad Tümü

Salın Yaylası Kış Kampı ( 19-21 Şubat 2025 )

1 yıl önce | okunma

Kış kamplarından daha ayrı bir tat alıyorum , maceraya ve heyecana açık oluyor , bir anda değişen hava durumu size enteresan anılar yaşatabiliyor tabi konuya hazırlıklı ve deneyimli iseniz aksi kötü felaketlere sebep olabilir.

Tarih 19 Şubat 2025 konum Başkent Ankara hedef Kızılcahamam Salın Yaylası .

Kamp aracımın yıllık bakımlarını Ankara’da yaptırdıktan sonra hocam ve yılların dostu Ömer Abi ile beraber bir kamp yapalım dedik iki eski kurt olarak.Kampçı ismiyle marka haline gelen Ömer Abi ile uzun zamandır işlerimizin yoğunluğu nedeniyle kamp yapamıyorduk , bizim için bir nevi kaçamak olacaktı.

Araçlarımız hep hazır olduğu için sadece günlük yiyeceklerimizi alıp yola koyulacaktık ve de öyle yaptık.Güzel ve güneşli bir Ankara sabahında yola koyulduk.Gideceğimiz yayla çok uzak değildi , 100 km civarındaydı bize olan mesafesi.

Yakıt ve ekmek ikmalinden sonra Kızılcahamam istikametine doğru yola koyulduk Kızılcahamam’da dahil olmak üzere hava ve yol durumu gayet açık ve görüş temizdi.Tepelerde tek tük kar görünüyordu.Aslında ülke genelinde sert bir kış mevsimi yaşanıyordu.

Kızılcahamam’ı geçip yaylanın olduğu köyün sapağından içeri girdik önde Ömer Abi karavanı ile bense kendi kamp araçımla arkasından ilerliyorduk.Köyü de geçtikten sonra Ömer Abi telsizden daha öncede geldiği köy yollarını anlata anlata ileriyorduk , sert bir virajı döndükten sonra kar ilginç bir şekilde kendini gösterdi.Gideceğimiz kamp noktasına çok az bir yolumuz olmasına rağmen kar bir anda artmıştı.Kar derken yağandan değil daha önce yağmış olandan bahsediyorum.

Hava bahar havası gibi güneşliydi ama yolda neredeyse 40 cm civarında kar vardı ve çiğnenmemiş taze kar , taze karı eze eze ilerliyorduk , kamp noktamız yoldan 200 metre mesafede yolu dışında açık alandı , ama yoğun kar nedeniyle buraya ulaşmak kolay olmadı .

Arkasında çekme karavan olan Duster yoğun karda ilerleyemedi ve kara saplandı kurtarmak bizim işimizdi , birkaç vinç uygulaması ile kamp bölgemize yerleştik.Ömer Abi çekme karavanında bende araç üstü çadırımda kalacaktım.Ana kamp çadırımızda da yeme içme sohbet faaliyetleri.

Kampı kurduktan sonra Ömer Abinin aldığı peletli kamp sobasını ateşledik , böylece kampta odun kesme ve odun bulma zahmetinden kurtulacaktık çünkü son zamanlarda kamp yasaklarından dolayı ormanda kamp yapmak ciddi bir olay haline geldi.

Gündüz güneşli havanın tadını çıkartıyorken akşama doğru hava bir anda değişti, tepenin ardından yükselen kar dolu bulutlar havanın az sonra patlayacağı mesajını veriyordu ve nitekim kar yağmaya başladı.

Akşam olup hava kararınca bir yanda yağan kar bir yanda yanan soba bir yanda leziz akşam yemeği ve içilen sıcak çaylar derken keyifli anlar zamanı başlamıştı.Pelet sobası oldukça iyi ısıtıyordu devamlı beslendiği için klasik sobalarda ki ani ısı yükselmesi olmuyordu.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Ömer Abi karavanına bende araç üstü çadırıma çekildim , ikimizde de Webasto denilen dizel portatif ısıtıcı vardı.Benim ısıtıcı bir türlü istediğim ısıyı vermiyordu bende uyku tulumuma girerek gece -11 derecede uykuya daldım.Gece Webastomun azizliğine uğramıştım.

Sabah uyandığımızda kar yağmaya devam ediyordu geldiğimizin üstüne bir o kadar daha yağmıştı.Gece bütün sular donmuştu.Sabah kahvaltısından sonra bir gece daha kalıp yağan karın tadını çıkaralım dedik ama soba için yeterli peletimiz yoktu ,Ömer Abi’nin arabayla Kızılcahama’a inip 2 paket daha pelet alıp kamp alanına çıktık.Kızılcahamam ‘da hava günlük güneşlik yerde bir tane kar tanesi yok ama kamp alanında neredeyse 60 cm.

Öğleden sonra biraz orman yürüyüşü birazda tamir işleri ile vakit geçirdikten sonra havanın kararması ile pelet sobamızın başında yerimizi aldık.Güzel bir akşam yemeği sonrasında yataklarımıza uykuya çekildik gece güzel bir ayaz oldu ama webastoları gündüz onardığımız için bu sefer çadırların içi sıcaktı en azından benimki.

Ömer Abinin gece ısıtıcısının mazotu donmuştu o yüzden ısıtıcısı çalışmamıştı , sabah olup bunu anlatınca aklımıza arabalarımız geldi acaba onlarda durum neydi.

Kahvaltı sonrasında arabalara marş basınca her iki arabada çalışmadı.Gece ayazı her iki arabanında mazot filtrelerini dondurmuştu.Aklımıza benim ısıtıcı ile arabaların motorlarına sıcak hava tutmak geldi.İlk önce Ömer Abi’nin dustera sıcak hava üfletmeye başladık üstüne bir örtü örterek sıcak hava çıkışını motora mazot filtresinin olduğu yere yönlerdirdik.Yaklaşık yarım saat sonra duster marşı aldı ve çalışmaya başladı.

Ama benim L200 inatçı çıktı filtre bir türlü çözünmedi üstüne birde akü bitti .Motoru iyice ısıttıktan sonra dusterdan akü desteği alarak L200’ü çalıştırdık.Tabi tüm bunların hepsi tecrübe ekipman ve bilgi gerektiren işlerdi.Ve biz bu bilgilere bir ömür vermiştik.

Kamp alanından Kızılcahamam’a inince yine en ufak kış belirtisi yoktu anlatsak kimse inanmazdı sanırım .

Kış kampları her türlü riske açık , hava durumu her an değişebiliyor,ekipmanlar çok önemli hayati öneme sahip siz siz olun kısacık ömrünüzde hayatınızı riske atmayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir